Bebek Sağlığı

BEBEKLERİN CİLT BAKIMI

Bebeklerin, özellikle yeni doğal bebeklerin, cildi yumuşacık ve hassastır. Bu nedenle bebeğinizin cilt bakımında gerekli özeni göstermeli ve onun hassas cildinize zarar verebilecek etkenleri elimine etmelisiniz. Bebek cilt bakımında dikkat etmeniz gerekenler:

 

Bebeğinizin banyo zamanları

 

Bebeğinizin banyo zamanlarında dikkatli olun. Bebeğinize banyo yaptırmak size oldukça eğlenceli gelebilir. Fakat banyo zamanlarının bebeğinizin cildi için olası riskler oluşturduğunu da bilmelisiniz. Örneğin bebeğinize çok sık banyo yaptırmaktan kaçının. Bebeklere haftada 2 defadan fazla banyo yaptırmak hem cildi için zararlı olabilir hem de üşütüp hasta olmasına neden olabilir. Bebeğinize en az emekleme dönemine kadar ( 6 – 7 aylık olana kadar ) haftada 2 defadan fazla banyo yaptırmayın. Diğer kalan günlerde ise nemli temiz bir bezle bebeğinizin vücudunu silebilirsiniz ve bebek bezinin olduğu kısmı ıslak süngerle temizleyebilirsiniz.

 

Bebeğinizin temizliğini yaparken cildini kurutmayacak ve gözlerini yakmayacak hafif bir sıvı temizleyici kullanın. Sabun içermeyen temizleyicileri tercih edin. Bu temizleyiciler boya veya koku içermemelidir.

 

Bebeğinizin banyosunda kabarcık banyosundan ve kalıp sabunlardan kaçının. Bebeğinizin banyo suyunun sıcaklığını bileğinizin iç kısmıyla deneyerek test edin. Bebeğinizin banyosunda bütün ihtiyacınız olan malzemeleri önceden hazır tutun. Çünkü bebeğinizi banyoda asla yalnız bırakmamalısınız. Ayrıca bir başka güvenlik önlemi olarak bebeğinizi asla akan suyun altında tutmayın.

 

Bebeğinizi güneşten koruyun

 

Elbette ki güneş önemli bir D vitamini kaynağı olarak kemik gelişimine ve sağlığına katkı sağlıyor. Fakat bebeğinizi güneş altında uzun süre tutmayın ve cildini koruyun. Bebeğinizin cildini güneşli havalarda hafif ve bebeğinizin ildiniz rahatsız etmeyecek ince bir kıyafet giydirerek koruyabilirsiniz. Ayrıca bebeklerin cildine uygun bir güneş kremi de faydalıdır. 6 aydan küçük bebekler için özellikle bebeklere yönelik güneş kremi olmasına dikkat etmek gerekir. 6 aydan daha küçük bebeklerde güneş kremlerinin çinko oksit veya titanyum dioksit içermesi gerekir.

 

Bebeğinize güneşli havalarda mutlaka şapka giydirin. İyi bir güneş gözlüğü de göz kenarları ve gözlerini korumak için yararlıdır. Güneş kremini bebeğe uygularken göz bölgesine fazla yaklaştırmamalıdır. Bebeğinizi sıcak havalarda saat 10:00 – 16:00 arasında mümkünse dışarı çıkarmayın. Çünkü güneş ışınları bu saatlerde oldukça güçlüdür.

 

Bebeğinizin alt bakımı

 

Bebekler altlarını sık sık kirletir ve ıslatırlar. Bebeklerin bezleri sık sık değiştirilmediği zaman ıslanmış ve kirlenmiş bebek bezsi bebeğin cildini tahriş eder. Bebekte pişik, mantar v.b. cilt sorunları görülür. Bebeğin bu tür hassas cilt bölgelerinin bakımında bebek bezinin sık sık değiştirilmesi iyi bir önlemdir. Bebeğinizin bu cilt bölgesini alkol ve koku içermeyen tek kullanımlık bir mendille veya nemli, yumuşak bir bezle silebilirsiniz.

 

Bebeğinizin altını iyi havalandırarak pişik gibi cilt sorunlarının oluşma riskini düşürebilirsiniz. İyi bir pişik önleme kremi de faydalıdır.

 

Bebeğinizin çamaşırları

 

Bebeğinizin çamaşırlarını yıkarken parfüm ve boya içermeyen bir deterjan kullanın. Kumaş yumuşatıcı gibi katkı maddeleri içren deterjanlar bebeğin hassas cildi için zararlı olabilir.

 

Bebeğiniz cildini nemlendirin

 

Bebeğinizin cildinin de nemlendirilmeye ihtiyaç duyduğunu unutmamalısınız. Bebeğinizin cildinde nemlendirici olarak koku içermeyen yumuşatıcı bir krem veya merhem kullanabilirsiniz. Bunları mutlaka banyodan hemen sonra uygulayın. Böylelikle bebeğinizde cilt kuruluğunu önlemiş olursunuz.

 

Eğer bebeğinizin cildi normalden daha kuruysa bu sefer cildini daha sık nemlendirmelisiniz. Özellikle kış aylarında bebeğinizin cildi daha kuru olabilir. Kış aylarında veya cildinde egzama varsa bebeğinizin cildini daha sık nemlendirin. Losyonlar ise yeni doğan bebeklerin cildi için tahriş edici olabilir. Nemlendiricilerdin soğuk ve kuru havalarda ve kış aylarında günde en az 2 defa uygulanması tavsiye edilmektedir.

BEBEK GECE SIK SIK UYANIRSA NE YAPMALI?

BEBEK GECE SIK SIK UYANIRSA NE YAPMALI?

Bebeğin geceleri çok fazla uyanması farklı nedenlerden olabilir. Bebek geceleri beslenmek için uyanmanın dışında ortam ısısından rahatsız olduğu için veya gündüz fazla uyumuş olduğundan uyanabilir. Bazen de uyanmanın nedeni belirlenemez.

Gece sık uyanan bebeğe aşağıdaki yaklaşım tarzı faydalı olacaktır?

1. Bebeğin gece anneye yakın hatta aynı odada yatması iyi olur. Bu kendini güvende hissetmesi açısından önemlidir. Kendini güvende hisseden bebek daha iyi uyuyacaktır.

2. Alışık olduğu yorgana sararak yatırma. Bebekler düzenden hoşlanırlar.

3. Yatırırken okşayarak konuşma

4. Işığı söndürmeden önce bebeğin yanında biraz kalıp ninni söylemek gibi yöntemler bebeğin uykuya dalmasını kolaylaştırabilir ve daha rahat uyumasına yardımcı olabilir.

Gece boyunca bebekler sık sık gözlerini açarlar, el ve kollarını hareket ettirirler. Ağlamıyorsa bebeğe uyurken sıkça dokunmaktan kaçınılmalıdır. Bebeğin gece kendi kendine uyumasını öğrenmesi oldukça önemlidir. Onun için bebek uyanırsa hemen müdahalede bulunmadan kendi kendine uyumasını beklemek gerekir.

Bebek huzursuzlanıyorsa ve ağlıyorsa bir süre beklenmelidir. Bu süre 15 dk yı geçmemelidir. Çünkü bu durumda bebekte bir güven problemi oluşabilir. 15 dk. sonra bebeğin yanına gidip, sakinleştirilmeli ve tekrar yalnız bırakarak uyumasını beklemelidir.

Eğer bebek huzursuzlanmıyor ve ağlamıyorsa bir sorun yoktur. Herhangi bir müdahalede bulunmadan uyumasını sağlamak gerekir. Bu yöntem bebeğin kendi kendine uykuya geçmesini öğrenmesine de yardımcı olacaktır.

Ayrıca huzursuzlansa ve ağlasa bile yataktan kalmadan bebeğe seslenmek ve sesini duyurmak bebeğin sakinleşmesine yardımcı olabilir. Bebek her uyandığı zaman, her huzursuzlandığı zaman ve ağladığı zaman yanına gitmek ebeveynler için oldukça yıpratıcı olabilir. Bundan dolayı bebeğin kendi kendine uykuya geçmeyi öğrenmesi oldukça önemlidir.

Bebek geceleri geç saatte uyuyor ve bunu bir saat öne almak istiyorsanız, her gece 5 dakika önce yatırarak istenen zamana ulaşabilirsiniz.

Bebeklerin gece sık sık uyanmalarını azaltmak için onlarda sağlıklı bir uyku düzeni geliştirmenin de önemi vardır.

Peki sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmak için ne yapılabilir.

1. Bebeğin yatma zamanlarını ve şekerleme yapma zamanlarını iyi oluşturmak gerekir. Bu bebeğin düzenli bir şekilde uyumasına ve gece daha az uyanmasına yardımcı olur. Uykusunu düzensiz alan bebekler gece daha sık uyanabilirler.

2. Uyku rutinleri belirlemek bebeğin daha sağlıklı bir uyku düzeni oluşturmasına oldukça yardımcı olacaktır.

3. Bebeğin sabah belli bir saatte uyanması konusunda bir alışkanlık geliştirilmelidir.

4. Bebek kendi kendine uykuya geçmesi konusunda cesaretlendirilmeli ve alıştırılmalıdır. Bu gece sık uyanan bebeklerin ebeveynlerini uğraştırmalarının önüne geçebilir. Böylelikle özellikle anneler, bebekler her uyandıklarında müdahalede bulunmadan rahat bir uyku uyuyabilirler.

BEBEĞİN İLK KATI BESİNLERİ

Bebekler 6. aydan sonra anne sütünün yanında katı besinlerle de beslenmeye başlarlar. Çünkü bebeğin sağlıklı gelişimi için anne sütünün yanında diğer ek besinlere, katı besinlere de ihtiyaç olunur. Bebeği ilk katı besinlerle tanıştırırken, ilk katı besinleri ve diğer ek besinleri verirken bazı önemli hususları dikkate almak gerekir.

 

Bebeğinizin ilk katı besinlerine çok erken başlamayın

 

Pediatri akademileri ilk 6 ay boyunca bebeğin besin kaynağı olarak sadece anne sütünü önermektedirler. Fakat kimi uzmanlar bebek 4 aylık olduğunda da katı besinleri alabileceklerini belirtmektedir. Tercih edilen ise bebeğe katı besinleri 6 aylık olduğu zaman ve hatta 6. aydan sonra vermeye başlamaktır. Eğer bebeğiniz 4 aylık olduğunda anne sütü kendisini doyurmuyorsa, emzirilmesine rağmen hala aç görünüyorsa bebeğinize katı besinleri 4. aydan itibaren vermeye başlama konusunda hekime danışmalısınız.

 

Katı gıdaları yavaş vermeye başlayın

 

Bebeğinize 6. ayda katı besinleri vermeye başladığınızda günde 1 – 2 defa verin. Bebeğiniz 8 aylık olduğunda günde 3 defa katı besinleri verebilirsiniz. Pirinç gevreği bebeğiniz için iyi bir ilk seçim olur. Tabi ayrıca pişmiş sebzeler ve püre edilmiş meyveler de verebilirsiniz.

 

Bebeğinizi katı besinlerle tanıştırın

 

Katı besinleri vermeye başladığınızda onun beslenme becerilerini de teşvik edersiniz. Bebeğinizi katı besinlerle tanıştırırken aşağıdaki rehberi dikkate alabilirsiniz.

6. ve 7. ayda bebek tahılları, püre edilmiş sebze ve meyveler vermeye başlayabilirsiniz.

8. ayda iyi pişmiş tatlı patates, yumuşak ve olmuş meyveler, iyi pişmiş havuç vermeye başlayabilirsiniz.

9. ayda yumuşak ve iyi doğranmış parmak besinler vermeye başlayabilirsiniz ( iyi pişmiş taze fasulye, brokoli, muz, krep, makarnayı deneyebilirsiniz )

12. ayda eğer aile geçmişinizde yumurta alerjisi yoksa bebeğinize bütün yumurta vermeye başlayabilirsiniz.

1 yaşından sonra peynir ve tam yağlı süt vermeye başlayabilirsiniz.

EMZİRMEDE SIK SORULAN SORULAR

1. Emzirmeye ne zaman başlanmalıdır?
Emzirmeye doğumdan sonraki ilk bir saat içinde başlanmalıdır.

2. Bebeğe katı gıdaları ne zaman vermeye başlamalı?
Bebeğe katı gıdalar genel olarak bebek 6 aylık olduktan sonra verilmeye başlanır. Bu sırada bir yandan da emzirmeye devam edilmelidir.

3. Bebekleri ne zaman sütten kesmek gerekir?
Bebekleri sütten kesmek için en ideal yaş 1 yaştır. Bazı uzmanlar bebeği daha uzun süre emzirmenin daha iyi olacağını savunmaktadır. Fakat 1 yaş birçok açıdan idealdir.

4. Peki neden bebekleri 1 yaşında sütten kesmek gerekir?
Çünkü çocukların gelişimi için 1 yaş genel olarak bilimsel bir veri olarak kabul edilir. 1 yaşından sonra anne sütü bebeğin gelişimi ve beslenmesi için yeterli olmamaktadır.


5. Benim bebeğim 14 aylık olmasına rağmen hala süt emmek istiyor. Bu normal bir durum mu?
Aslında bebekleri belli bir döneme gelince katı gıdalara yavaş yavaş alıştırmak gerekir. Bunun içinde 6. ay genel olarak uygulanan bir süredir. Yani 6. aydan itibaren katı gıdaları vermeye başlamak gerekir. Bebeğin 1 yaşından itibaren süt emmeye devam etmesi, katı gıdalar konusunda yeterince alıştırılmadığını gösterebilir. Ayrıca bebekler normal olarak 1 yaşında anneden daha bağımsız hareket edebilmektedirler. Bunun etkisiyle bu dönemde sütten kesmek daha kolay olabilmektedir. Zaten bebeğin kendisi de davranışlarıyla bunu gösterecektir. Bebeğin daha uzun süre emmeye devam etmek istemesi onun anneye daha bağımlı olduğunu ve bunun  şu an için sürdüğünü gösterir. Dolayısıyla bebeği her ne kadar 14 aylık olsa da memeden kesme konusunda alıştırmak gerekir.

emziren annenin diyeti6. Emzirirken her şeyi yiyebilir miyim?
Emziren anneler hem kendi hem de bebeğin sağlığı açısından yediklerine dikkat etmeleri gerekir. Çünkü bebeklerin besin kaynağı anne sütüdür. Annenin yediği besinlerle süt üretimi gerçekleşir. Alınan besinlerin nitelik ve niceliği sütün kalitesini ve miktarını etkiler. Bu da direkt olarak bebeği etkiler. Mesela annenin alacağı bazı yiyecekler bebeklerde alerji yapabilmektedir. Mesela yumurta, kuruyemiş gibi şeyler bebekte alerjik durumlar yaratabilir. Onun için emzirme dönemi için hekiminiz ve bir beslenme uzmanıyla bu konuda bir program yapmanız iyi olacaktır.

7. Hamilelik sonrası alınan kiloları hemen vermeye çalışmak  sakıncalı mıdır?
Evet, bir sakınca doğurur. Çünkü kilo vermeniz için sizin beslenme diyetinizi tekrar gözden geçirmenizi gerektirecektir. Yani aldığınız besinlerin miktarını ve besin değerini azaltmanız anlamına gelecektir. Bu da sizin süt miktarını ve kalitesini etkileyecektir. Ayrıca hızlı kilo vermek sizin vücut dengenizi olumsuz etkileyecek ve sizde bazı sağlık sorunlarına da yol açabilecektir.

Şöyle ki; Mesela hamilelik boyunca aslında hem kendiniz hem süt üretiminiz için belli ölçülerde besinler, proteinler, mineraller, vitaminler ve yağlar depoladınız. Sizin birden zayıflamaya geçmeniz bu depoların hemen boşalacağı anlamına gelir. Bunun neticesinde anne sütünün miktarını ve kalitesini olumsuz etkileyerek, bebeğinizi de olumsuz etkilemiş olacaksınız. Onun için kilolarınızı kendi isteğinize göre değil, doktorunuzun isteği ve kontrolünde vermeniz daha iyi olacaktır. Ayrıca kiloyu aşama aşama vermek en ideal olanıdır.

8. Bebeği emzirirken sigara içmek bebeğe çok zarar verir mi?
Hem bebeğin hem de kendinizin sağlığı için tehlikelidir. Onun için bunları düşünerek hiç olmazsa emzirme döneminde sigaraya ara vermeniz çok iyi olacaktır. Tabi asıl istenen sigarayı tümden bırakmanızdır. Sizin sigara içmeniz bebeği hem içtiğiniz sigaranın dumanı ile etkileyecektir hem de sütünüz yoluyla etkileyecektir.

http://www.annelikbilinci.com/haberler/sigaraya-maruz-kalmak-cocuklarda-menenjit-riskini-artiriyor.html

bebeği emzirirken nasıl beslenmek gerekir9. Emzirme döneminde nasıl beslenmek gerekir?
Emzirme döneminde hem kendiniz hem de bebeğiniz için gerekli olan tüm besinlerden almanız gerekir. Beslenme yelpazenizi mümkün olduğunca geniş tutmaya çalışın. Fakat bebek için zararlı olacak gıdaları da almayın. Çünkü sütünüz vasıtasıyla bebeği olumsuz etkileyeceksinizdir. ( Emziren Annenin Beslenmesi )

Emzirme döneminde süt üretiminiz için proteinlere, vitaminlere, minerallere, kalsiyuma ve zararlı olmayan belli ölçülerde yağlara ihtiyacınız olacaktır. Bunları içeren besinleri bol bol alın. Çünkü artık sadece kendiniz için değil bebeğiniz için kaliteli ve yeterli süt üretmek için de beslenmelisiniz. Diğer yandan sıvı alımınızı da aksatmamalısınız. Gazlı içeceklerden, kafeinli içeceklerden ve alkolden uzak durmalısınız.

10. Emzirme döneminde saç boyatılır mı?
Saç boyatılırken boyalarda kullanılan kimyasal maddelerin bir şekilde anne sütüne geçme ihtimali bulunmaktadır. Dolayısıyla emzirme döneminde genellikle saç boyatma tavsiye edilmemektedir. Fakat yine de bu konuyu kendi hekiminizle görüşmeniz iyi olacaktır.

11. Sütüm ne zaman gelecek?
Bebeğinizin doğumunu takip eden ilk bir kaç gün boyunca vücudunuz bir tür süt öncesi sıvı olan kolostrum adı verilen sıvıyı üretir. Bazı kadınlarda bu yoğun ve sarı olur. Bazılarındaysa daha sıvı halde olur. Kolostrum içinde birçok antibakteriyel, bağışıklık sistemi güçlendirici maddeler içerir. Bu maddeler bebeğiniz için önemli olup, mamada bulunmazlar. Bu sıvının memenizden gelişi yavaştır. Bu şekilde bebeğiniz de beslenmeyi, emmeyi ve bunları yaparken de yutmayı ve aynı zamanda nefes alabilmeyi öğrenir.

Doğumu takip eden 3-4 gün içinde kolostrum azalarak göğsünüzde yerini süte yavaşça süte bırakır. Kabaca 10-14 gün sonra göğsünüzden artık tamamen saf süt gelmeye başlar. Bu sure boyunca vücudunuzun üreteceği süt bebeğinizin de ihtiyacı ile doğru oranda artacaktır Bir başka deyişle, ne kadar çok emzirirseniz, sütünüzde o ölçüde artarak daha çok gelmeye devam edecektir.

Sezaryenle doğum yapan annelerde süt gelişi biraz daha geç olabilir. Hatta bazen da sebepsiz yere (ya da bilmediğimiz sebeplerle) annenin sütü bir kaç gün boyunca hiç gelmez. Bu da normal bir durumdur. Bir endişe sebebi olmamalıdır. Ancak, durumu doktorunuza da bildirmeyi ihmal etmeyin. Bebek ilk günlerde çok fazla kolostruma ihtiyaç duymazlar. Ancak, doktorunuz bebeğinizin durumuna gore yeteri kadar beslendiğine emin olmak isteyebilir.

emzirmeye ne zaman başlamalı12. Emzirmeye ne zaman başlamalıyım?
Eğer mümkünse ilk emzirmeyi ilk bir saat içinde yapınız. Zira takip eden ilk 24 saati bebeğiniz önemli ölçüde uyuyarak geçirecektir. Dolayısıyla, o uyumadan uyanık olduğu bu ilk saat içinde onu emzirin. Bebeklerin çoğu memeyi içgüdüsel (ya da mucizevi) olarak kabul edip, emmeye başlayacaktır. Eğer memenizi doğru bir şekilde ilk saatlerde ememiyor olsa bile bu denemeyi yapın. Tecrübe etmesi öğrenmesi ve alışması için yararlıdır.

Bebeğinizin doğru bir şekilde emmeyi öğrenmesi bir kaç denemeyi gerektirebilir. Yapması gereken şudur; ağzı tam açık olarak tüm meme başını ve areolanın (meme başı etrafındaki kahverengi kısım) alabildiği ölçüde ağzına almalıdır. Sadece meme başını ağzına almakla doğru bir emme (sağım) yapamaz. Eğer bebeğiniz beslenirken göğsünüzde uyuyakalır ve yeterince emmemişse, ayağına dokunarak, ya da bir memeden diğerine geçişte gazını çıkararak onu uyanık tutabilirsiniz.Hem kendinizi hem de bebeğinizi emzirmeye alıştırmak için gece ve gündüz boyunca her 3 saatte bir onu emzirin. Hastanede bebeğinizin doğum sonrasındaki gecede sizinle kalmasını isteyebilirsiniz. Ya da dilerdeniz, beslendikten sonar onu bakım için hemşirelerle bakım odasına gönderebilirsiniz; beslenme saatinde ise yanınıza getirmelerini isteyebilirsiniz.

13. Biberon ya da yalancı meme kullanmak sakıncalı mıdır?
Eğer emzirme dışında bir yolla beslememeye kararlıysanız, doğal olarak bebeğinizin biberon ya da emzik kullanmasını istemezsiniz. Ayrıca ilk günlerde bebeğinizin kafasının karışmaması için, hiç devreye biberon veya emziği sokmamalısınız. Bazı uzmanların düşüncesine gore; biberondan beslenen bebekler biberondan beslenmenin ne kadar kolay olduğunu gördüklerinde (biberondan süt akımı daha kolaydır), biberonun kolaylığına alışacak ve memenizi emmeyi reddedebileceklerdir. Bazı bebekler gerçekten de bu durumda kafa karışıklığı yaşarken bazıları her ikisinden de reddetmeden birlikte beslenebilmektedir. ( Emzik Faydalı Mı Zararlı Mı)

14. Bebeğimizin Aç Olduğunu Gösteren Belirtiler Nelerdir?
Bebeğin ağlaması acıktığına dair size vereceği en son uyarıdır. Bebeğinizi ağlama noktasına getirip, küstürmeden, sakinleştirmek için çaba sarfetmenize gerek kalmadan beslemeye çalışın. Bebeğin aç olduğuna işaret eden bazı belirtiler şunlardır:

- Başını bir yandan öteki yana oynatması
- Ağzını açması
- El veya parmaklarını ağzına götürmesi
- Dudaklarını emiyormuş gibi büzüştürmesi
- Annesinin memesini burnu ile dürtmesi
- Gerinmesi

bebeğin doğru şekilde emdiğini anlama15. Bebeğimin doğru bir şekilde emdiğini nasıl anlarım?
Bu konu çiçeği burnunda anneleri emzirme konusunda en çok endişelendiren konulardan biridir. Bebeklerinin doğru şekilde emmiyor oluşu bebeğin kendisinde mutsuzluğa yol açarken annede ise ciddi endişeye yol açar. Şu kurallara dikkat ederseniz, her seferinde bebeğinizin doğru emiyor olduğundan emin olursunuz:

1-Bebeğinizin emzirme anında ağzını tam açtığından ve dilinin hafif dışarı doğru (alt dudak üzerinde) olduğundan emin olun. 

2-Memenize elinizle destek olunuz. Bu desteği elinizi memeniz üzerinde C-tutuşuyla (hilal şeklinde) yapınız. İşaret veya başparmağınızdan biri saat üzerinde 9u gösterirken diğeri 3ü göstermeli. Bu şekilde bebeğiniz de meme başının tamamını ve areola kısmının da mümkün olan en geniş alanine ağzına almış olacaktır. 

3-Meme başınızı yavaşça bebeğinizi dil ortasının üzerindeki hizaya gelecek şekilde ağzına sokunuz. Bu şekilde onu ağzını açması için uyarmış olursunuz.  

4-Bebeğiniz ağzını tam olarak açtığında ve dilini alt dudağı üzerine bıraktığında bebeğinizin ağzını memenize yanaştınız (memenizi bebeğinize değil).Bebeğinizin areolayı olabildiğince dudaklarıyla kavramış olmalıdır. 

5-Bebeğinizin burnu göğsünüzde değiyor olmalı. Ancak, göğsünüz bebeğinizin burnu üzerinde baskı yapmamalı (rahat nefes almasına engel olmayın). Emme esnasında yudumlama sesini de duyuyor olmalısınız.

Bebeğiniz meme başınızda emme pozisyonunu tam ve doğru olarak aldığında, ilk 30-60 saniye boyunca bir ağrı hissedebilirsiniz. Bebeğinizin emişlerinin göğsünüzde hissetmeye başlarsınız. Eğer emme esnasında ağrınız devam ederse, emmeyi durdurup bebeğin pozisyonunu değiştiriniz. Eğer ağrınız hala geçmezse, doktorunuzla konuşunuz. Enfeksiyon gibi bir problemin olmadığına emin olunuz.

Bebeğinizi her 4-5 emiş sonrasında, 5-10 saniye dinlenecektir. Göksünüzdeki süt arttıkça bebeğinizin aralıksız yaptığı emiş sayısı da artacaktır. Memenizden süt ne kadar az gelirse, bebeğinizde emerken o derece zorlanacağından dolayı, aralıksız emiş sayısı 3-4 gibi rakamlara inecek ve dinlenme süresi de 10 saniye seviyesine çıkacaktır.

Bebeklerin çoğu doyduklarında memeyi kendileri bırakırlar. Her iki göğsünüzden de yeteri kadar süt emmesine ragmen, eğer bebeğiniz emme işlemine son vermemiş, sadece meme başınızı emiyorsa; bir başka deyişler, süt emmiyor ancak sadece memenizi emiyorsa, memenizi yavaşça geri çekerek emme işlemini sonlandırınız. Artık bu aşamada onun gazını alabilirsiniz.

16. Bebeğimi ne kadar süre emzirmeliyim?
The American Academy of Pediatrics (AAP) bebeklerin 6 aylık olana kadar mama, su, meyve suyu, anne sütü dışında süt ya da yiyecek verilmeden yalnızca anne sütü ile beslenilmesini önermektedir. Bu surenin sonundan 12 aylık oluncaya kadar ise digger gıdalarda da takviye gıda olarak verilerek emzirmeye devam edilir.

Araştırmalar göstermektedir ki emzirme sayesinde bebeklerde ishal, kulak enfeksiyonları, bakteriyel menenjit vakaları azalmaktadır.   Ayrıca, emzirme bebeği ani bebek ölümü sendromu, diyabet, obezite ve astım hastalığına karşı da koruyabilmektedir.

17. Emzirme sonrasında bebeğimi nerede uyutmalıyım?
Bazı anneler emzirmeyi kendileri için gece daha kolay hale getirmek için emzirme sonrasında bebeklerini kendileri ile aynı yatakta uyutmaktadırlar.  Buradaki risk uyuma esnasında farkında olmadan bebeğinizin üzerine düşmeniz veya kapaklanmanızdır. Bu bebek için tehlike arz edebilecek bir    durumdur. Bebeğinizle aynı yatakta yatmadan, onu size yakın bir beşik ya da küçük karyola içinde uyutarak da gece emzirmeyi sizin için kolay hale getirebilirsiniz.

Ayrıca gece emzirme esnasında odanızda düşük güçte bir gece lambası yakılı olsun. Bu esnada gürültü yapmamaya da dikkat edin. Bu sayede bebeğiniz uykuya devam etmesi gerektiğini de zamanla anlayacaktır. Bir başka deyişle bu şekilde gece ve gündüzü bebeğinize öğretmiş olursunuz.

18. Hasta olduğumda emzirmeye devam etmeli miyim?
Annede görülen hastalıkların çoğu emzirilen bebek için bir tehlike arz etmez. Sadece HIV gibi bazı hastalıklarda emzirme sakıncalı olabilir. Hasta olduğunuzda bu konuyu doktorunuza danışınız. Eğer hastalığınız dolayısıyla, doktorunuzun tavsiyesiyle doğrudan bebeğinizle temas ederek emzirmeniz yasaklandıysa, sütünüzün sağarak bebeğinize verebilirsiniz. Hatta bu süre içinde sütünüzü bebeğinize vermeseniz bile sağmaya devam ediniz. Zira sütünüzün gelmesinin devamını sağlamak için düzenli olarak sağmanız gerekmektedir. Eğer hastalığınız dolayısıyla ilaç alıyorsanız, emzirmeniz konusunda bir engel olup olmadığını doktorunuza danışınız.

emzirme problemleri19. Bebeğim emzirme esnasında göğüs başımı ısırıyor. Ne yapmalıyım?
Bebekler sıklıkla annelerinin memelerini oyun oynamak amacıyla çiğnerler. Bundaki amaçları elbette ki annelerine zarar vermek değildir. Diş çıkarma dönemlerinde de memenizi ısırmanın iyi bir egzersiz olabileceğini düşünürler.

Eğer bebeğinizin ağzı memenize tam ve doğru olarak yerleşirse (sadece meme başını ağzına alır şekilde değil, aynı zamanda areolayı da ağzına alır şekilde emerse) artık memenizi ısırması onun için çok zorlaşır. Zira, ısırmayı isteyeceği meme başı ısıracağı noktanın (damak yada dişlerinin) çok gerisinde, ağzının içindedir. Bunun yanında zamanla bebeğinizin ne zaman meme başınızı ısırmaya hazırlandığını öğrenirsiniz.

Genellikle doygunluk noktasına ulaştığında, memenizden uzaklaşmaya çalıştığında; ısırmaya da hazırlık yapıyor olabilir. Bu durumda eğer doyduğuna eminseniz, memenizi yavaşça bebeğinizin ağzından çekiniz. Ya da bu memenizi çekme işini bebeğinizin ağız kenarına bir parmağınızı koyarak da yapabilirsiniz. Eğer, emzirmeye devam etmek istiyorsanız, memenizi bebeğinizin ağzına olması gerektiği gibi yerleştiriniz. Bu sayede memenizi ısırması mümkün olmaktan çıkacaktır. 
Şunları yapmanız da işe yarayabilir:

-Ona ısırması için bir oyuncak verin,
-Isırmaya teşebbüs ettiğinde onu bir başka aktivite ile meşgul edin ve memenizi geri çekin.
-Bebeğiniz sizi ısırmadan emerken ya da ısırmaya hazırlanırken bebeğinizi kucaklayın sevgi sözleri söyleyin, sarılın, öpün..

20. Sütümü nasıl artırabilirim?
Sütünüzün miktarını belirleyen şey bebeğinizin emzirme sırasında göğsünüzü sitülüe etmesi, uyarmasıdır.  Bir diğer deyişle ne kadar çok emzirirseniz, sütünüz de o kadar çok gelir. Eğer yeteri kadar süt üretmediğinizi düşünüyorsanız, bebeğinizi daha çok emzirmeniz gerekiyor.

Stres ya da hastalıklar geçici olarak sütünüzü azaltabilir. Çok su içmek, dengeli beslenmek sütünüzü artırabilir. Bunun yanında yarım saat de olsa her gün kendinize vakit ayırın; sakinleşin, dinginleşin. 
Eğer işini ya da bir başka sebeple bebeğinizden gündüz uzak kalıyorsanız, her 3 saatte bir sütünüzü sağınız. Bu sayede süt üretim kapasitenizi korumuş olursunuz. Eğer ihtiyaç duyarsanız, sütünüzü derin dondurucuda -18 derece altında 6 ay süre ile muhafaza edebilirsiniz. Sütü derin dondurucudaki özel bölmeye (dondurucu) bıraktığınızdan emin olun. Eğer tüm çabanıza ragmen hala sütünüzün yetersiz olduğunu düşünüyorsanız, doktorunuzla konuşunuz.

21. Göğsümde enfeksiyon varken emzirmeye devam edebilir miyim?
Evet. Yaygın olan düşüncenin aksine, göğsünüzde enfeksiyon varken ve onu tedavi ederken emzirmenizde bir sakınca yoktur. Hatta emzirmeye devam etmek göğüsteki enfeksiyonun iyileşmesini hızlandırır.

22. Sağmış olduğum sütü güvenli bir şekilde ne kadar süre    saklayabilirim?
Kapalı bir kapta olması koşuluyla saklama süreleri şu şekildedir:

-Evinizin serin bir yerinde 6-8 saat
-Buzdolabının rafında (+1 ile +4 derece arasında) 72 saat (3 gün)
-Buzdolabının buzluğunda (-7 ile -2 derece arasında) 2 hafta – 2 ay arasında (sıcaklığa göre)
-Derin dondurucuda (-18 derece altında) 6 ay

BEBEKLERDE KONAK

 

Konak nedir ve nedenleri nelerdir?

 

Konak bebeklerin kafa derisinde kahverengi kabuklaşmanın olmasıdır. Konağın nedeni tam olarak bilinmemekle birlikte, genetik faktörler, alerjik yatkınlık, annenin beslenmesi gibi faktörler konak oluşumuna sebebiyet verebilir. Bazen bu kabuklaşma alın bölgesine ve vücudun diğer bölümlerine de yayılabilir ve döküntüye yol açabilir. Genelde saçlı deride görülür.

 

Bebekte konak ne zaman geçer?

 

Bebek birkaç aylıkken ortaya çıkar ve en geç 2 yaşına yaklaşırken geçer. Çoğunlukla 6 aya kadar veya 1 yaşına kadar kendiliğinden geçmiş olur. Bebeği genelde rahatsız eden bir durumu yoktur.

 

Eğer bebek konaktan dolayı kendini huzursuz hissediyorsa, kafa derisinden sıvı geliyorsa ve bu 5 güne kadar geçmiyorsa bu durumda hekimini arayıp danışmak gerekir.

 

Bebekte konak için neler yapılabilir?

 

Kafa derisindeki kabuklar bebek yağıyla ovularak yumuşatılabilir.

Yumuşattıktan sonra bebek yağı kafada en fazla 24 saate kadar bekletilir.

Sonra yine arkaya doğru ovma yaparak yumuşayan kabuklar kabartılır.

Kabaran kabuklar bol suyla yıkanarak tamamen deriden atılır.

Konağın iyileşmesi için konak görülen yerlerin sık sık yıkanması ve bebeğe banyo yaptırılması gerekir.

 

Eğer konak geçmiyorsa bir enfeksiyon durumu veya mantar olabilir. Enfeksiyon durumu varsa ve konaklı yerlerde sıvı oluşumu gözleniyorsa hekime gösterilir ve hekim tarafından bir krem önerilir. Kafasında ve vücudunda konak oluşumu olan bebeklerin bulunduğu ortamın da çok sıcak olmaması gerekir.